Mastodon
15 dk okuma süresi

🚫 Yurt Dışından Ürün Alma Devri Resmen Bitti - Hafta 2/2026

Herkese selamlar, yılın ikinci bültenine hoş geldiniz! Bugün 12 Ocak 2026.

🚫 Haftanın Olayı: Yurt Dışı Alışverişinde Yolun Sonu

Yurt dışından uygun fiyata teknoloji veya giyim ürünü getirme devri, Resmi Gazete’de yayımlanan son kararla artık bir anı olarak kalacak gibi görünüyor. Cumhurbaşkanı Kararı ile gümrük kanunundaki o meşhur "30 Euro" muafiyeti ve bireysel kullanıcıyı koruyan basitleştirilmiş süreç tamamen kaldırıldı.

📉 Basit Usul Tarih Oldu

Bilmeyenler için olayı en sade haliyle özetleyeyim. Eskiden limitler dahilinde (önce 150, sonra 30 Euro) bir şey aldığınızda kargo firması gümrük işlemlerini sizin adınıza halleder, vergisi neyse öder ve paketi kapınıza bırakırdı. Yeni düzenlemeyle Ticaret Bakanlığı masaya yumruğunu vurdu: "Artık değerine bakılmaksızın, yurt dışından gelen her ürün normal ithalat prosedürüne tabidir."

🚧 5 Dolarlık Kılıf İçin Müşavir Şartı

"Normal ithalat prosedürü" demek; 10 dolarlık bir oyuncak veya 5 dolarlık bir telefon kılıfı için bile gümrük müşaviri tutmanız, antrepo ücreti ödemeniz ve ciddi bir bürokrasiye girmeniz demek. Yani pratikte bireysel kullanıcının yurt dışından "tek tıkla" ürün alması imkansız hale getirildi. Bakanlık bu kararı "halk sağlığı ve yerli üreticiyi korumak" gibi sebeplere dayandırsa da işin aslı vatandaşın ithalat kapısını tamamen kapatmak gibi duruyor.

🚪 Kapıdaki Kilit: 1 Şubat 2026

Karar 1 Şubat 2026 itibarıyla yürürlüğe giriyor. Bu tarihten sonra Temu, AliExpress veya Amazon Almanya'dan "bireysel" alışveriş yapmak yasaklanmış gibi bir şey oldu diyebiliriz. Çünkü kimse 100 liralık bir ürün için binlerce liralık gümrük ve müşavirlik masrafına girmeyecektir. Konuyla ilgili resmi detaylara buradan ulaşabilirsiniz.

🤖 Yapay Zeka

🗣️ OpenAI'dan Beklenen Hamle: Klavye Gidiyor, Ses Geliyor

OpenAI ofisinde işler değişiyor; rota tamamen "ses"e çevrildi. Şirket içi ekiplerini yeniden yapılandıran teknoloji devi, mühendislik ve ürün ekiplerini tek bir çatı altında toplayarak 2026'da tanıtmayı planladığı kişisel bir donanım üzerinde çalışıyor. Amaç belli: Sadece konuşan bir ChatGPT değil, hayatın her anında yanımızda olan ve ana etkileşimin "ses" üzerinden döndüğü yeni bir deneyim yaratmak.

🕶️ Jony Ive İmzalı Gizemli Cihaz

Pazarın gidişatı aslında bu hamlenin sinyallerini veriyordu. Meta'nın Ray-Ban gözlükleri veya Tesla'nın araç içi entegrasyonları derken ses, yeni "dokunmatik ekran" olma yolunda ilerliyor. OpenAI'ın geliştirdiği yeni modelin farkı ise "doğallık" olacak.

Sözünüz kesildiğinde duraksayan, tonlamayı ayarlayan ve gerçekten biriyle sohbet ediyormuş hissi veren bir yapıdan bahsediyoruz. İşin heyecan verici kısmı ise tasarım koltuğunda Apple'ın efsanevi ismi Jony Ive'ın oturuyor olması.

🔮 Tahminler Tutuyor mu?

2026 teknoloji tahminleri videomu hatırlayanlar olacaktır; orada "bağlam kapasitesi yüksek, hayatınızı bilen bir ses modelinin" yılı olacağını söylemiştim. OpenAI'ın bu agresif yapılanması ve donanım hamlesi, o tahminin gerçekleşmeye başladığını gösteriyor.

⚖️ OpenAI Mahkemelik: Yapay Zeka Suça Teşvik Eder mi?

OpenAI, tarihinin belki de en karanlık ve emsal niteliği taşıyan davasıyla karşı karşıya. İddialar çok ciddi: ChatGPT'nin sadece bir bot olmaktan çıkıp, akıl sağlığı yerinde olmayan bir kullanıcısının sanrılarını besleyerek bir cinayete zemin hazırladığı söyleniyor.

🧠 "Sycophancy" Tehlikesi: Nabza Göre Şerbet

Olayın merkezinde, annesini öldürüp intihar eden 56 yaşındaki Stein-Erik Soelberg var. Dava dosyalarına göre, Soelberg'in aylarca dertleştiği yapay zeka, onu tedaviye yönlendirmek yerine sanrılarını körüklemiş. Teknik literatürde buna "sycophancy" (yağcılık) deniyor. Modeller, kullanıcıyla çatışmamak için bazen en tehlikeli fikirleri bile onaylayabiliyor. Soelberg "Matrix benzeri bir evrendeyiz" dediğinde veya yazıcının ışığını "ajan sinyali" sandığında, yapay zeka bunları reddetmek yerine bu kurguya ortak olmuş.

🔒 Log Kayıtları Nerede?

Hukuki süreçte ise ilginç bir ikilem yaşanıyor. Aile, o dönemdeki sohbet kayıtlarını talep ederken OpenAI "gizlilik" gerekçesiyle kapıları kapatıyor. Oysa şirketin geçmişte kendini savunmak için log kayıtlarını sızdırdığı vakaları biliyoruz.

Bu dava, yapay zekanın bir suçun "manevi faili" sayılıp sayılamayacağını belirleyecek kritik bir dönemeç olabilir.

🩺 ChatGPT Health: Sağlığınızı Yapay Zekaya Emanet Eder Misiniz?

OpenAI, yapay zekayı hayatımızın en mahrem alanına, yani bedenimize entegre etmek için ChatGPT Health özelliğini duyurdu. Kağıt üzerinde sistem oldukça pratik görünüyor: Apple Health verilerinizi veya PDF formatındaki kan tahlillerinizi sisteme yüklüyorsunuz, o da size "Kolesterolüm neden yüksek?" gibi sorularda adeta bir tıp danışmanı gibi yanıtlar veriyor.

Şirket, kullanıcıların içini rahatlatmak için bu modun diğer sohbetlerden izole çalıştığını ve verilerin eğitim amaçlı kullanılmadığını özellikle vurguluyor.

💊 Rus Ruleti Oynamak

Ancak madalyonun diğer yüzü o kadar parlak değil. OpenAI, kullanım koşullarına "Bu bir tıbbi tavsiye değildir" yazarak kendini hukuki bir zırhın arkasına alsa da, gerçek hayattaki senaryolar çok daha korkutucu olabiliyor.

Ars Technica'nın aktardığı trajik bir iddiaya göre, 19 yaşındaki bir genç, ChatGPT'nin önerdiği hatalı dozaj tavsiyeleri yüzünden hayatını kaybetti. Matematiksel işlemlerde bile hata yapabilen bir teknolojiye, miligramların hayati önem taşıdığı hesaplamaları emanet etmek tam anlamıyla bir Rus ruleti.

Sağlık şakaya gelmez ve bedeli "Pardon, halüsinasyon görmüşüm" denerek ödenemez.

Ben de sağlık araştırmalarımda yapay zekadan faydalanıyorum ancak bu teknolojinin sınırlarını ve hata yapabileceğini bilmeyen geniş kitleler için durum büyük bir risk taşıyor.

📺 Televizyonla Sohbet Dönemi: Google TV'ye Gemini Geliyor

Google, CES 2026 kapsamında yaptığı duyuruyla Gemini'yi Google TV altyapısına entegre ettiğini açıkladı. Artık televizyonunuz sadece film izleten pasif bir kutu değil; "Geçen yazki tatil fotoğraflarımı bul" dediğinizde anında slayt şov hazırlayan aktif bir asistana dönüşüyor.

🔊 "Ses Çok Kısık" Demek Yeterli

Bence bu güncellemenin en hayati noktası sistem kontrolünde yatıyor. Bugün modern televizyonların menüleri o kadar karmaşık ki, sadece diyalog sesini netleştirmek için labirent gibi ayarlarda kayboluyoruz. Gemini burada devreye girerek "Diyaloglar çok boğuk geliyor" dediğinizde arka planda gerekli ekolayzır ayarını kendisi yapıyor. Özellikle teknolojiyle arası mesafeli olan anne-babalarımız için bu "doğal dille kontrol", karmaşık kumanda devrini nihayet kapatabilir.

🎨 Kumandayla Video Üretmek?

Google hızını alamamış olacak ki, televizyonda görsel ve video üretebileceğimizi de müjdelemiş. Açıkçası oturma odasında elimde kumandayla "Gün batımında koşan at videosu üret" demenin pratikliğini sorguluyorum.

Belki "Ambient Mode" için kendi ekran koruyucularımızı yaratmak eğlenceli olabilir ama televizyonun bir prodüksiyon stüdyosuna dönüşmesi ne kadar gerekli, orası tartışmaya açık.

📉 ChatGPT İçin Alarm Zilleri: Gemini Rüzgarı Sert Esiyor

Yapay zeka arenasında kartlar, Google'ın son hamlesiyle yeniden dağıtılıyor. Similarweb'in paylaştığı çarpıcı verilere göre, Google'ın Kasım ayında piyasaya sürdüğü Gemini 3 modeli, OpenAI cephesinde ciddi bir sarsıntı yarattı. Aralık ayında Gemini'ın web trafiği %28'lik devasa bir sıçrama yaparken, pazarın bugüne kadar yenilmez görünen lideri ChatGPT, tarihinde ilk kez %5,6 oranında kan kaybetti.

📊 Skor Tabelası ve Büyüme Hızı

Elbette hemen "Kral öldü" manşetleri atmak için henüz erken. Rakamlara baktığımızda ChatGPT 5,5 milyar ziyaretçiyle hala açık ara zirvede; Gemini ise 1,7 milyar seviyesinde onu takip ediyor. Ancak asıl korkutucu olan Google'ın yakaladığı ivme. Gemini yıllık bazda %563 gibi inanılmaz bir büyüme hızı yakalarken, ChatGPT'nin %49'larda kalması, pazarın artık bir doygunluk noktasına ulaştığını veya kullanıcıların alternatiflere yöneldiğini gösteriyor.

🚨 Sam Altman'ın "Kırmızı Kod"u

Bu tablo, Sam Altman'ın şirket içinde neden "Kırmızı Kod" ilan ettiğinin de en net kanıtı. Altman kameralar karşısında "Gemini bizi etkilemedi" diyerek poker yüzünü korusa da, veriler Google'ın özellikle Android ve Workspace ekosistemini kullanarak OpenAI'ın pastasından büyük bir dilim kopardığını doğruluyor. Google, elindeki dağıtım gücünü kullanarak arayı hızla kapatıyor.

⚔️ İki Dev ve Diğerleri

Benim asıl endişem ise pazarın geleceğiyle ilgili. DeepSeek, Claude veya Perplexity gibi harika teknolojiler üreten modeller ne yazık ki 400 milyon ziyaretçi barajını bile aşmakta zorlanıyor. Eğer bu yarış sadece Google ve OpenAI arasında geçen bir "Duopol" savaşına dönerse, kaybeden yine inovasyon ve biz kullanıcılar oluruz.

🔒 Güvenlik

🔞 Pornhub'da "Ne İzlediysen Biliyoruz" Tehdidi

Ünlü hacker grubu ShinyHunters, bu kez namlunun ucuna dünyanın en büyük yetişkin içerik platformlarından Pornhub'ı koydu. Grup, site yönetimini yüklü miktarda Bitcoin ödemeye zorluyor; aksi takdirde ellerindeki 94 GB büyüklüğündeki hassas veriyi sızdırmakla tehdit ediyor.

🕵️‍♂️ İtibarı Kredi Kartından Değerli Olanlar

Sızdırılan veriler sadece e-posta adreslerinden ibaret değil; kimin hangi videoyu izlediği, nerede durdurduğu ve ne arattığına dair çok mahrem kayıtlar da paketin içinde. Sızıntının kaynağının Pornhub'ın eski veri analitiği ortağı Mixpanel olduğu iddia ediliyor.

Pornhub yönetimi "Kredi kartları güvende, panik yok" dese de bu tam bir züğürt tesellisi. Çünkü kredi kartını iptal edip yenisini alabilirsiniz ama 200 milyon kişinin arama geçmişi internete saçıldığında yaşanacak itibar kaybının ve olası şantaj dalgasının telafisi yok.

🚨 Otomasyon Meraklılarına Acil Çağrı: "Ni8mare" Kabusu

Eğer n8n kullanarak işlerinizi otomatize ediyorsanız, elinizdeki kahveyi bırakıp sunucu paneline koşmanız gerekebilir. Açık kaynak dünyasının popüler aracı n8n'de, güvenlik uzmanlarının "felaket" olarak nitelendirdiği ve 10 üzerinden 10 tam puan verdiği kritik bir açık keşfedildi.

🗝️ Dijital Hayatın Anahtarları Tehlikede

Araştırmacıların "ni8mare" adını taktığı bu açık, saldırganların hiçbir şifreye ihtiyaç duymadan sunucunuzu ele geçirmesini sağlıyor. İşin korkutucu yanı, n8n sunucularının birer "sırlar küpü" olması. Google Drive, OpenAI, Stripe veya Slack API anahtarlarınızın hepsi orada tutuluyor. Yani sunucuyu ele geçiren bir hacker, aslında dijital hayatınızın veya şirketinizin "Ana Kontrol Odasına" girmiş oluyor.

🛡️ Tek Çare: Güncelleme

Dünya genelinde 100 binden fazla sunucunun risk altında olduğu tahmin ediliyor. Çözüm ise net ve çok acil: Sisteminizi derhal 1.121.0 sürümüne veya üstüne güncellemek. Eğer bu aracı kullanıyorsanız, şu an başka bir şeyle ilgilenmeyip güncelleme işlemini başlatmanızda fayda var.

🐧 Özgür ve Açık Kaynak Yazılım

🤖 Android'in "Açık" Tarafı Kararıyor: AOSP Musluğu Kısıldı

Android ekosisteminin açık kaynak felsefesine gönül verenler için can sıkıcı bir haberim var. Google, Android'in kalbi sayılan AOSP (Android Open Source Project) için kaynak kodu yayınlama takvimini değiştirdi. Eskiden her çeyrekte, yani yılda dört kez güncel kodları toplulukla paylaşan şirket, 2026 itibarıyla bu sayıyı yılda ikiye düşürdü. Artık ana kaynak kodları sadece altı ayda bir güncellenecek.

🔓 "Açık Kaynak" Artık Bir Yük mü?

Şirket bu kararı "platform istikrarı" gibi süslü gerekçelerle pazarlasa da satır araları farklı bir hikaye anlatıyor. Güvenlik yamaları neyse ki bu kısıtlamadan muaf ve aylık gelmeye devam edecek. Ancak ana işletim sistemi kodlarının bu kadar seyrek yayınlanması, Android'in açık yapısından adım adım uzaklaşıldığının net bir göstergesi.

Bu karar, özellikle LineageOS veya GrapheneOS gibi bağımsız Custom ROM geliştiricileri için ciddi bir darbe. Google, sanki "Açık Kaynak" etiketini artık gururla dalgalandırdığı bir bayrak değil, sırtında taşımak zorunda olduğu bir yük gibi görüyor.

🎨 Yapay Zeka Kendi Besin Kaynağını Kurutuyor: Tailwind CSS Olayı

Web geliştiricilerinin popüler aracı Tailwind CSS'in yaratıcısı Adam Wathan, şok edici bir açıklamayla ekibindeki mühendislerin %75'ini işten çıkarmak zorunda kaldığını duyurdu. Küçük bir ekip oldukları için bu oran 3 kişiye tekabül etse de, arkasındaki sebep sektör için büyük bir uyarı niteliğinde.

📉 Dokümantasyon Okuyan Kalmadı

Gerekçe oldukça ironik: Tailwind'in popülerliği artarken gelirleri %80 oranında erimiş. Bunun suçlusu ise hayatımızı kolaylaştıran yapay zeka asistanları. Eskiden geliştiriciler bir sorunla karşılaşınca Tailwind'in sitesine girer, dokümantasyonu okur ve o sırada satılan ücretli şablonları (Tailwind UI) görüp satın alırdı. Şimdi ise kodu ChatGPT'ye veya Gemini'ye yazdırıyoruz. Siteye trafik akmayınca satışlar da bıçak gibi kesilmiş.

🤝 Google'dan "Can Suyu" ya da "Borç Ödemesi"

Olayın duyulmasıyla birlikte Google AI Studio ekibi, Tailwind CSS projesine resmi sponsor olduklarını açıkladı. Bence bu hamle bir bağıştan ziyade bir "borç ödemesi". Çünkü Google da farkında; eğer Tailwind gibi projeler ölür ve güncel dokümantasyon üretilmezse, kendi yapay zeka modelleri de "yeni şeyler" öğrenemeyecek ve körelecek.

Ancak bu hangi projeler için ne kada süre sürdürülebilir olacak? Orası soru işareti.

💻 Donanım

📱 Samsung Galaxy S26 Ultra: Meraklı Gözlere "Dijital Perde"

Samsung'un yeni amiral gemisi Galaxy S26 Ultra, sadece kamerasıyla değil, One UI 8.5 sürümüyle gelen "Gizlilik Ekranı" (Privacy Display) özelliğiyle de çok konuşulacak gibi duruyor.

Metroda, otobüste veya bir kafede otururken yanınızdaki meraklı gözlerin ekranınızı dikizlemesinden rahatsız oluyorsanız, çözüm artık işletim sisteminin içinde. Samsung, geliştirdiği bu teknolojiyle ekranın görüş açısını elektronik olarak daraltarak yan taraftan bakanların sadece karanlık bir yüzey görmesini sağlıyor.

👻 Hayalet Ekran Jelatinlerine Veda

İşin en güzel tarafı, ekran kalitesini öldüren ve görüntüyü çamur gibi yapan o eski tip siyah "hayalet ekran" koruyucularından kurtuluyor olmamız. Film izlerken AMOLED panelin muhteşem canlılığını kullanabiliyor; hassas bir mesaj okuyacağınız zaman ise "Maksimum Gizlilik" modunu açıp ekranı sadece kendinize saklayabiliyorsunuz.

🤖 Konuma Göre Otomatik Gizlilik

Dahası, Samsung bu özelliği "Rutinler" uygulamasına bağlayarak akıllı bir hale getirmiş. Yani telefonunuza "Evden çıktığım an gizlilik modunu aç" veya "Ofise girdiğimde kapat" gibi talimatlar verebiliyorsunuz. Teknoloji tam da böyle hayatı kolaylaştıran detaylar için var.

🧠 Windows Laptopların Kaderi Değişiyor: Snapdragon X2 Sahneye Çıktı

CES 2026 kapsamında tanıtılan Snapdragon X2 Elite ve X2 Elite Extreme işlemcileri, Windows dizüstü bilgisayarlar için yeni bir sayfa açmaya aday. Qualcomm bu kez dersine oldukça iyi çalışmış görünüyor; yeni 3nm mimarisi sayesinde işlemciler, bir önceki nesle göre %31 daha yüksek performans sunarken, güç tüketimini %43 oranında düşürmeyi başarıyor.

🔋 Şarj Aleti Evde Kalabilir

En tepe modelde çekirdek sayısını 18'e kadar çıkaran Qualcomm, Windows kullanıcılarının yıllardır gıptayla baktığı "tüm gün süren pil ömrü" hayalini gerçeğe dönüştürmeyi hedefliyor. Bu verimlilik artışı, "şarj aletini yanıma aldım mı?" paniğinin tarih olabileceğini gösteriyor.

🚀 Yapay Zeka İçin Hazır Kıta

Donanım dünyasının yeni standardı olan NPU (Nöral İşlem Birimi) tarafında da ciddi bir kas gücü var. Her iki model de 80 TOPS gücünde bir NPU barındırıyor. Böylece Microsoft'un cihazları yapay zeka özelliklerine boğması için gerekli donanımsal otoban şimdiden inşa edilmiş durumda.

⚔️ AMD'den Apple'a Hodri Meydan: "Max+" Devri Başlıyor

CES 2026'da sahne alan AMD, yıllardır teknoloji dünyasında yankılanan "Apple Silicon'un rakibi yok" söylemini bitirmeye kararlı görünüyor. Şirket, yeni Ryzen AI Max+ serisiyle Apple'ın M serisi çiplerine doğrudan meydan okudu.

🧱 Tuğla Gibi Laptoplara Veda

Bu yeni işlemci ailesi, "Güçlü laptop kalın ve ağır olur" tabusunu yıkmak için tasarlanmış. AMD, tam 16 adet yüksek performanslı Zen 5 çekirdeğini ve devasa bir grafik birimini tek bir pakette birleştirmiş. Yapılan testler, bu yeni çipin Apple'ın M4 Pro işlemcisine kafa tuttuğunu, hatta bazı render senaryolarında onu geride bıraktığını gösteriyor.

🎮 Harici Ekran Kartı Tarih mi Oluyor?

İşin en devrimsel yanı ise grafik tarafında saklı. Ryzen AI Max+, içinde barındırdığı 40 adet grafik çekirdeğiyle, harici bir ekran kartına ihtiyaç duymadan Cyberpunk 2077 gibi ağır oyunları oynatabilecek bir kas gücüne sahip. Yani o ısınma sorunlarıyla boğuşan, adaptörü tuğla kadar ağır olan "Gaming Laptop" devri kapanıyor; yerini incecik ama canavar gibi performans veren yeni nesil cihazlara bırakıyor.

🪄 NVIDIA'dan Donanım Bekleyenlere "Sanal" Teselli: DLSS 4.5

NVIDIA cephesinde ise işler oyuncular için biraz buruk geçti. CES 2026'da herkes yeni bir ekran kartı veya en azından bir "Super" serisi beklerken, CEO Jensen Huang sunumun neredeyse tamamını yapay zekaya ayırdı. Oyunculara düşen pay ise donanım değil, sadece bir yazılım güncellemesi oldu: DLSS 4.5.

🏭 Öncelik Oyuncu Değil, Sunucu

Görünen o ki NVIDIA, elindeki silikonları oyunculara satmak yerine, tanesi 30-40 bin dolara alıcı bulan yapay zeka sunucularına ayırmayı çok daha kârlı buluyor. Yeni tanıtılan DLSS 4.5 teknolojisi ise bu durumu "yazılımla" kurtarma çabası. "Dynamic Multi Frame Generation" adı verilen bu teknoloji, RTX 50 serisi kartlarda ekran kartının çizdiği her 1 gerçek kareye karşılık tam 5 tane yapay zeka üretimi kare ekliyor.

👁️ Göz Yanılır, Refleks Yanılmaz

Kağıt üzerinde 240+ FPS değerleri kulağa hoş gelse de, oynadığınız oyunun %80'inin "hayali" karelerden oluşması tartışmalı bir konu.

Görüntü akıyor gibi görünse de, input lag (giriş gecikmesi) ve hissettirdiği tepkisellik asla gerçek bir karenin yerini tutmayacaktır.

🎮 Oyun

🐧 NVIDIA'dan Linux Oyun Dünyasına Destek

Yıllardır oyun dünyasında "ikinci sınıf vatandaş" muamelesi gören Linux camiası için yüzleri güldüren bir gelişme var. NVIDIA, Steam Deck ile fitili ateşlenen Linux oyunculuğu devrimine daha fazla kayıtsız kalamadı ve Linux için resmi, yerel (native) GeForce NOW uygulamasını duyurdu.

🎮 Tarayıcı Çilesi Bitiyor

Bugüne kadar Linux kullanıcıları, bulut oyun keyfi için ya tarayıcı pencerelerine ya da topluluğun geliştirdiği "yamalı" çözümlere muhtaçtı. Bu da çoğu zaman düşük çözünürlük, gecikme ve eksik özellikler anlamına geliyordu. NVIDIA'nın bu hamlesi, Linux'un artık sadece "siyah ekranlı sunucu işletim sistemi" değil, ciddiye alınması gereken bir "oyun platformu" olduğunun tescili niteliğinde. "Zoraki" de olsa atılan bu adım, açık kaynak dünyası için temiz bir zafer.

🛡️ Haftanın Sponsoru: ProtonVPN ile İnternetin Sınırlarını Kaldırın

Netflix veya Amazon Prime kütüphanenizde izleyecek bir şey bulamıyorsanız, sorunu içerikte değil coğrafyada aramanız gerekebilir. Bültenimizin bu haftaki destekçisi ProtonVPN, tek tıkla dijital konumunuzu değiştirerek, platformların farklı ülkelerdeki devasa film ve dizi arşivlerine erişmenizi sağlıyor.

🌍 Hız ve Gizlilik Bir Arada

ProtonVPN, 120'den fazla ülkede bulunan 15.000'i aşkın sunucusuyla dünyanın en hızlı servislerinden birini sunuyor. Üstelik tek bir üyelik aldığınızda, telefon, tablet ve bilgisayar dahil olmak üzere 10 farklı cihazda aynı anda kullanabiliyorsunuz.

Beni bilenler bilir, güvenlik konusunda seçiciyimdir. Proton, istemcileri tamamen açık kaynaklı olan ve "Kayıt Tutmama" (No-Logs) politikasını lafta bırakmayıp, bağımsız denetim firması Securitum tarafından kodlarını inceleterek kanıtlamış köklü bir firma.

🛡️ NetShield: Reklamlara DNS Engel

ProtonVPN sadece trafiğinizi şifrelemekle kalmıyor, NetShield özelliğiyle adeta bir güvenlik duvarı gibi çalışıyor. Zararlı yazılımlar, sizi adım adım takip eden izleyiciler ve sinir bozucu reklamlar daha bilgisayarınıza ulaşmadan DNS seviyesinde engelleniyor. Siz dalgınlıkla zararlı bir linke tıklasanız bile, sistem bağlantıyı daha kurulmadan kesiyor.

İnternet deneyiminizi kısıtlamalara takılmadan, özgürce ve güvenli bir şekilde yaşamak için buradaki bağlantıdan ProtonVPN'e göz atabilirsiniz. Bültene sponsor oldukları için teşekkür ediyoruz.

Bu haftaki bültenin de sonuna geldik, haftaya görüşmek üzere!