🏆 Başardık! Rekabet Kurumu Google'a Soruşturma Başlattı - Hafta 8/2026
Herkese selamlar dostlar yeni bir bölüme hoş geldiniz. Bugün 22 Şubat 2026.
- 🏛️ Haftanın Olayı: Rekabet Kurumu Google'ın Android Politikalarına Dev Bir Soruşturma Başlattı
-
🤖 Yapay Zeka
- 🎬 ByteDance Sinematik Kalitede Video Üreten Seedance 2.0 Modelini Duyurdu
- ⚖️ OpenAI Güvenlik Ve Kar Amacı Gütmeme Maddelerini Vizyonundan Çıkarttı
- 🤖 OpenAI OpenClaw Kurucusunu İşe Alarak Cihaz Kontrolüne Göz Dikti
- 🤖 Anthropic İnsan Seviyesinde Performans Sunan Claude Sonnet 4.6 Modelini Tanıttı
- 🔒 Anthropic Üçüncü Taraf Araçlarda Claude Kullanımına Kısıtlama Getirdi
- 🎵 Google Gemini Üzerinden Kısa Süreli Müzik Üretim Özelliğini Başlattı
- 🏆 Google Yeni Gemini 3.1 Pro Modeliyle Liderlik Koltuğuna Oturdu
- 🥸 Mahremiyet
- 🐧 Özgür ve Açık Kaynak Yazılım
- 💻 Donanım
- 📰 Bahsetmeye Değer Haberler
- 🤝 Sponsor: TestSprite ile Kodunuzu Ücretsiz Test Edin
🏛️ Haftanın Olayı: Rekabet Kurumu Google'ın Android Politikalarına Dev Bir Soruşturma Başlattı
Birlikte başardık diyebiliriz! Hatırlarsanız geçtiğimiz haftalarda Rekabet Kurumu'nun dikkatini Android ekosistemindeki tekelleşmeye çekmek için bir çağrıda bulunmuştum. Birçoğunuz ozgurandroid.yusufipek.me adresi üzerinden destek verdi, kiminiz belki "bir şey değişmez" diyerek ümitsizce formu doldurdu. Ancak görünen o ki yetkililer bu haklı tepkiye kayıtsız kalmadı ve Google’a Android kapsamında yaptığı değişiklikler için resmi soruşturmayı başlattı.
💸 Rekabeti "Duygusal" Yollarla Engellemek
Soruşturma dosyasının kapağını kaldırdığımızda ilk dikkat çeken maddeler Google'ın üreticilere uyguladığı finansal baskı üzerine kurulu. Eskiden "Sadece benim arama motorumu kullanacaksın" dayatması yapan şirket, bu tavır tepki çekince strateji değiştirmişti.
Yeni taktik ise daha dolaylı ama aynı derecede etkili: "İstediğin arama motorunu koyabilirsin ama benimkini varsayılan yapmazsan sana reklam gelirlerinden pay vermem." Telefonunuzda yapılan her aramadan elde edilen gelirin paylaşılması üreticiler için hayati önem taşıyor. Google aslında "Maddi teşvik veriyorum" derken masadaki diğer oyuncuların elini kolunu bağlıyor. Çünkü bu büyüklükte bir finansal gücü karşılayabilecek başka bir rakip yok.
🧱 Duvarlar Yükseliyor: Forklar ve APK Mücadelesi
İncelemenin bir diğer ayağı Google'ın onaylamadığı, modifiye edilmiş Android sürümlerine (fork) karşı takındığı tavır. Geliştiriciler bu sürümleri kullandığında Play Store ve Google servislerine erişimleri kesiliyor. Google servislerinin olmadığı bir Android telefonda konum hizmetlerinin bile düzgün çalışmadığını düşünürsek bu durum alternatifi imkansız kılıyor.
Ancak bizim için en kritik nokta şüphesiz "Geliştirici Doğrulama Programı". İmza kampanyamızın da ana motivasyonu buydu: Google'ın APK yüklemeyi zorlaştırma ve tüm uygulama yönetimini tekeline alma çabası. Planlanan değişikliklerle Google, Play Store dışından yüklediğiniz bir uygulamayı bile uzaktan "deaktif" etme yetkisine sahip olmak istiyor. Neyse ki Rekabet Kurumu bu tehlikeli adımı da soruşturma kapsamına aldı. Türkiye'den yükselen bu itirazın Google'a bir geri adım attırıp attırmayacağını hep birlikte izleyeceğiz.
🤖 Yapay Zeka
🎬 ByteDance Sinematik Kalitede Video Üreten Seedance 2.0 Modelini Duyurdu
TikTok’un arkasındaki dev ByteDance, geçtiğimiz günlerde Seedance 2.0 ile sahneye çıktı ve internet alemini tam anlamıyla birbirine kattı. Metin, görüntü ve ses girdilerini harmanlayıp sinema kalitesinde videolar üreten bu yeni model, gerçeklik algımızı yerle bir edecek kadar iddialı. Hollywood stüdyolarında milyonlarca dolar harcanarak çekilen sahnelerin benzerlerini artık bu yapay zeka saniyeler içinde oluşturabiliyor.
🥊 Tom Cruise ile Brad Pitt Ringde
Teknolojinin yetenekleri o kadar ürkütücü seviyede ki lansman sonrası sosyal medya yıkıldı. Kullanıcılar hemen klavye başına geçip Tom Cruise ve Brad Pitt’i yumruk yumruğa dövüştüren videolar üretti. Görüntülerin gerçekçiliği herkesi şaşkına çevirdi. Tabii işin ucu Disney karakterlerine de dokununca eğlence kısa sürede dev bir telif krizine dönüştü.
⚖️ "Dijital Yağmacılık" Suçlaması
Hollywood tarafında işler hiç sakin değil. Disney, ByteDance’i "dijital yağmacılık" yapmakla suçlayıp ihtarname gönderirken Oyuncular Sendikası ve Motion Picture Association da telif haklarının hiçe saydığını söyledi. ByteDance cephesi ise tansiyonu düşürmek adına fikri mülkiyete saygılı olduklarını ve güvenlik önlemlerini sıkılaştıracaklarını duyurdu. Yani yakında bu modele ünlü isimleri yazıp video istendiğinde "bunu yapamam" cevabını almamız muhtemel.
Yine de burada gözden kaçmayan bir çifte standart var. Batılı yapay zeka şirketleriyle masaya oturan medya devlerinin, konu Doğulu bir şirket olunca telif kılıcını daha keskin sallaması dikkat çekici. İstedikleri kadar yasal duvar örsünler, bu teknolojinin önünü tamamen kesmek artık imkansız gibi duruyor.
🕯️ Senaristlerin Endişesi
Sektörün içinden gelen tepkiler ise korkunun boyutunu gösteriyor. Deadpool’un senaristi Rhett Reese, gördükleri karşısında "Bizim için bitti sanırım" yorumunu yaptı. Haksız da sayılmaz. İki satır komutla devasa prodüksiyon kalitesine ulaşılabilen bir dünyada, geleceğin yönetmenleri belki de sadece birkaç bin dolar harcayarak Hollywood standartlarında filmler yapabilecek. Sinema endüstrisi, tarihinin en büyük dönüşümlerinden birinin eşiğinde.
⚖️ OpenAI Güvenlik Ve Kar Amacı Gütmeme Maddelerini Vizyonundan Çıkarttı
OpenAI, 2024 yılı resmi vergi kayıtlarında kendi misyonunu tanımlayan kritik kelimeleri metinden ayıkladı. Şirketin artık "işleri güvenli bir şekilde (safely) yürütme" ve "finansal getiri zorunluluğu gütmeme" gibi bağlayıcı taahhütleri kağıt üzerinde yok.
🛑 Kelimelerin Ötesindeki Anlam
Bunu sadece basit bir redaksiyon işlemi veya yasal bir formalite gibi görmemek gerekiyor. Kuruluş aşamasında insanlığın selameti için verilen sözler, yerini çok daha ticari bir gerçekliğe bırakmış durumda. Eskiden yönetim kurulu, güvenlik endişelerini gerekçe göstererek kâr hedeflerini ikinci plana atabiliyordu. Yeni düzenlemede hissedarlara karşı kullanılan bu "güvenlik kalkanı" ortadan kalktı. Konunun ciddiyetine dair analizler durumun sadece bir imla değişikliğinden ibaret olmadığını gösteriyor.
💸 Yatırımcılar Direksiyona Geçiyor
Şirket yapısındaki bu radikal dönüşüm aslında beklenen bir sürecin son halkasıydı. Kâr amacı gütmeyen o idealist yapıdan sıyrılıp "kamu yararına şirket" modeline geçişle birlikte oyunun kuralları yeniden yazıldı. Artık yatırımcıların masadaki ağırlığı ve söz hakkı tartışılmaz bir seviyede. OpenAI'ın bu yeni, kâr odaklı kimliğiyle nasıl bir yola evrileceğini ve güvenliği nerede konumlandıracağını zaman gösterecek.
🤖 OpenAI OpenClaw Kurucusunu İşe Alarak Cihaz Kontrolüne Göz Dikti
Teknoloji dünyasında taşlar yerinden oynamaya devam ediyor. OpenAI, son dönemin en dikkat çekici yapay zeka araçlarından OpenClaw'ın kurucusu Peter Steinberg'i kadrosuna kattı. Steinberg bundan böyle yeteneklerini OpenAI'ın kodlama motoru Codex için sergileyecek. Şirket sadece bir yetenek transferi yapmakla kalmadı, aynı zamanda OpenClaw'ı bir vakfa dönüştürerek projenin açık kaynak kalmasını sağladı. Ama büyük resme baktığımızda durum çok net: Projenin kontrolü fiilen OpenAI'ın eline geçti.
💬 Mesajla Bilgisayar Yönetmek
OpenClaw'ı henüz duymayanlar için şöyle özetleyelim: Bu araç Slack veya Telegram gibi uygulamalar üzerinden bilgisayarınızı uzaktan yönetmenizi sağlıyor. Siz sadece yazıyorsunuz, yapay zeka bilgisayarınızda eyleme geçiyor. Dosya açmak, veri taşımak veya karmaşık iş akışlarını klavye başına geçmeden halletmek artık mümkün. Bilgisayarınızla sohbet ederek işlerinizi çözdüğünüzü hayal edin.
♟️ Stratejik Satranç Tahtası
Bu hamle OpenAI'ın vizyonundaki değişimi açıkça gösteriyor. Şirket artık sadece tarayıcıdaki bir "sohbet botu" olmakla yetinmiyor. İnsanların bilgisayarlarına, masaüstlerine ve işletim sistemlerine doğrudan nüfuz etmek istiyorlar. Bir kullanıcının bilgisayarında aktif rol alabilen bu yazılımın kontrolünü sağlamak, "AI Agent" (Yapay Zeka Ajanı) kavramını hayata geçirme yolunda atılmış dev bir adım. Hedef belli: Sadece soru cevaplayan değil, sizin adınıza iş yapan bir asistan olmak.
🤖 Anthropic İnsan Seviyesinde Performans Sunan Claude Sonnet 4.6 Modelini Tanıttı
Anthropic geliştirdiği yeni kozu Claude Sonnet 4.6 modelini sahneye çıkardı. Bu modelin en çarpıcı yanı, OSWorld testlerinde gösterdiği performans sıçraması. Yani Chrome, VSCode veya LibreOffice gibi araçları kullanırken, ekrandaki butonlara tıklarken neredeyse bir insan kadar yetenekli davranıyor. Özellikle karmaşık tabloları yönetme ve can sıkıcı web formlarını doldurma konusunda çıtayı epey yükseltmiş.

🧩 Opus'un Pabucu Dama mı Atılıyor?
İşin ilginç tarafı, Claude Code kullanıcılarının amiral gemisi Opus yerine giderek daha fazla Sonnet 4.6'ya yönelmesi. Veriler bu yeni modelin daha az "tembellik" yaptığını, verilen talimatları çok daha sadık biçimde izlediğini ve daha az halüsinasyon gördüğünü işaret ediyor. Üstelik 1 milyon tokene çıkan bağlam genişliği ve Sonnet 4.5 ile aynı kalan fiyat etiketi onu cazip kılıyor. Yine de benim gibi maliyet konusunda hassassanız Anthropic'in bu yetenekli ama pahalı çözümleri yerine, açık kaynak dünyasından gelecek rekabeti beklemeye devam edebilirsiniz.
🔒 Anthropic Üçüncü Taraf Araçlarda Claude Kullanımına Kısıtlama Getirdi
Anthropic cephesinden gelen son haberler, özellikle geliştirici topluluğunu biraz karıştırmış durumda. Şirket, Claude üzerinden alınan OAuth tokenlerinin artık sadece kendi platformlarında geçerli olacağını duyurdu. Yani oyunun kuralları değişti: Claude kullanacaksanız, Anthropic’in kendi sahasında kalmak zorundasınız.
🚫 Üçüncü Taraf Araçlara Kapılar Kapanıyor
Eskiden işler biraz daha esnekti. Pro veya Max aboneliğiniz varsa, hesabınızı OpenCode gibi çeşitli açık kaynaklı araçlara bağlayıp Claude modellerini dilediğiniz ortamda koşturabiliyordunuz. Ancak yeni kurallarla birlikte bu özgürlük rafa kalkıyor. Eğer aboneliğinizi dış araçlara entegre etmeye çalışırsanız, hesap kapatma veya erişim engelleme gibi tatsız sürprizlerle karşılaşma ihtimaliniz var.
💸 "Altın Kafes" Tepkisi
Geliştiricilerin bu duruma tepkisi gecikmedi. "Zaten parasını ödediğim ve limitli olan bir hizmeti neden istediğim arayüzde kullanamıyorum?" serzenişleri yükseliyor. Anthropic’in mesajı ise oldukça net: Ya bizim araçlarımızı kullanın ya da API’a geçip ekstra ödeme yapın.
Bu hamle, kullanıcıları ekosistem içinde tutmaya yönelik bir "altın kafes" stratejisi gibi görünüyor. Ancak rekabetin bu kadar kızıştığı bir dönemde, müşterilere platform değiştirmek için geçerli bir sebep sunmak uzun vadede Anthropic'in kendi ayağına sıkması anlamına gelebilir.
🎵 Google Gemini Üzerinden Kısa Süreli Müzik Üretim Özelliğini Başlattı
Google’ın yapay zeka asistanı Gemini, yetenek setine şimdi de müzisyenliği ekledi. Artık sadece metin veya görsel değil, Gemini ile 30 saniyelik şarkılar üretmek mümkün.
🎹 Tarzını Seç, Şarkını Söyle
Süreç oldukça basit işliyor. Önce hazır stillerden birini seçiyorsunuz, ardından Gemini'ye nasıl bir müzik istediğinizi anlatıyorsunuz. İşin en keyifli kısmı ise şarkı sözleri için ekstra kafa patlatmanıza gerek kalmaması; sistem sözleri de akışına göre kendi yazıyor. Ortaya çıkan sonuçlar ise şaşırtıcı derecede başarılı.
🏆 Google Yeni Gemini 3.1 Pro Modeliyle Liderlik Koltuğuna Oturdu
Google, yapay zeka yarışında vites artırarak liderlik koltuğunu yeniden ele geçirdi. Gemini 3.1 Pro, performans testlerinde rakiplerine toz yutturuyor desem yeridir. Özellikle soyut düşünme ve akıl yürütme becerilerini ölçen ARC-AGI-2 testindeki sıçrama inanılmaz: Önceki neslin %31.1'lik skorunu %77.1'e taşıyarak ikiye katlamış durumda. Bu hamleyle GPT-5.2 ve Claude 4.6 gibi devleri şimdilik geride bırakmayı başardı.

🎨 Kodla Tasarımın Buluşması
Yeni modelin en heyecan verici yeteneklerinden biri de SVG formatında animasyon oluşturabilmesi. Artık web siteniz veya içerikleriniz için hayal ettiğiniz hareketli görselleri Gemini'a tarif etmeniz yeterli. Saniyler içinde size temiz ve kullanıma hazır bir SVG animasyonu sunuyor. Tasarımcı olmayanlar için hayat kurtarıcı bir özellik olabilir.
🧠 Zeka Testinden Tam Not
Artificial Analysis verilerine baktığımızda da tablo oldukça net. Zeka (intelligence) kategorisinde en yakın rakibine 6 puan fark atarak zirveye yerleşmiş. Yapay zeka dünyasında bu kadar kısa sürede açılan 6 puanlık makas, Google mühendislerinin arka planda ne kadar ciddi bir çalışma yürüttüğünün kanıtı.

💻 Kodlama Konusunda Soru İşaretleri
Gelelim herkesin merak ettiği o konuya: Kodlama performansı. Önceki Gemini modelleri genel akıl yürütmede iyi olsa da, karmaşık kod bloklarında bazen talimatları takip etmekte zorlanıyor veya hatalı çıktılar üretebiliyordu. 3.1 Pro'nun bu "dağınıklığı" toparlayıp toparlamadığını görmek için biraz daha zamana ihtiyacımız var.
🥸 Mahremiyet
👁️ Brave Tarayıcısının Kullanıcı Davranışlarını Detaylı Şekilde Takip Ettiği Belirlendi
Son günlerde teknoloji kulislerinde dolaşan bir rapor, gizlilik odaklı tarayıcı Brave hakkında ilginç iddialar ortaya atıyor. Cambridge Analytica imzalı rapora göre Brave, Google'ın takip mekanizmalarını engellerken arka planda kendi yerel izleme sistemini çalıştırıyor olabilir. İddiaya göre, veriler cihazdan dışarı çıkmasa bile tarayıcı, kullanıcıların dikkat süresinden imleç hareketlerine kadar son derece detaylı bir davranış haritası çıkararak anonim şekilde sunucularına iletiyor.
Bu noktada ufak ama kritik bir parantez açalım: Raporu yayınlayan Cambridge Analytica, o meşhur Facebook skandalına karışan şirket değil. Sadece isim benzerliği söz konusu ki muhtemelen bu ironik ismi biraz da ses getirmek için seçmişler.
🎯 "Blind Signature" ve Anonimlik Savunması
Brave'in 2024 gelir hedefinin 120 milyon dolar olduğu ve bunun büyük kısmının, kullanıcıların davranışsal verilerine dayanan "Brave Ads" özelliğinden geleceği konuşuluyor. Yani sizin hangi reklama "nasıl" baktığınız onlar için oldukça değerli.
Brave CEO'su ise çıkan bu haberleri kesin bir dille yalanladı. CEO'ya göre sistem "kör imza" (blind signature) kriptografisi kullanıyor. Bu teknoloji sayesinde veriler anonimleştiriliyor ve asla gerçek kimliğinizle eşleşmiyor. Üstelik bu özelliğin varsayılan olarak kapalı geldiğini, sadece kullanıcının açık rızasıyla devreye girdiğini belirtiyor.
🕵️ Güven ve Şüphe Arasındaki İnce Çizgi
Şirketin açıklamaları yüreklere su serpse de raporun detayları kafa karıştırıcı soruları da beraberinde getiriyor. Varsayılan olarak kapalı olması elbette olumlu bir adım. Ancak "mahremiyet kalesi" olarak pazarlanan bir tarayıcının, kullanıcı davranışlarını saniyesi saniyesine analiz edecek bir altyapıya sahip olması bile bazı kullanıcılar için rahatsız edici olabilir.
Sonuçta verileriniz anonimleştirilse dahi, ekran başında geçirdiğiniz sürenin veya farenizi gezdirdiğiniz noktaların bir yerde profilleniyor olması, "gerçek gizlilik bu mu?" sorusunu akıllara getiriyor.
🐧 Özgür ve Açık Kaynak Yazılım
🇪🇺 Google Avrupa Birliğinin Özgür Yazılıma Geçiş Hamlesinden Rahatsızlık Duyduğunu Belirtti
Avrupa Birliği, dijital egemenliğini sağlamlaştırmak adına cesur ve kararlı adımlar atıyor. ABD merkezli kapalı ekosistemler yerine özgür ve açık kaynak yazılımları tercih etme stratejisi, bazı teknoloji devlerinin, özellikle de Google'ın keyfini kaçırmaya başladı bile. AB kamu kurumlarının bu dönüşümünü yakından izleyen Google cephesinden ilk itiraz sesleri yükseldi.
😒 "Bizsiz Yapamazsınız" İddiası
Google’ın Küresel İşler Başkanı Kent Walker, Avrupa'nın bu hamlesini sert bir dille eleştirdi. Walker’a göre, AB'nin kapalı kaynak yerine özgür yazılımlara yönelmesi, kıtanın rekabet gücünü baltalayabilir ve onları "dünyanın en iyi teknolojilerinden" mahrum bırakabilir. Bu söylem, teknoloji dünyasında tanıdık bir patron tavrını andırıyor: "Biz yoksak, teknoloji de yok."
Halbuki bu iddia sahadaki gerçeklerle pek örtüşmüyor. E-posta servislerinden ofis paketlerine, Nextcloud gibi kapsamlı bulut çözümlerine kadar pek çok özgür yazılım alternatifi kapalı sistemlerle yarışabilecek, hatta bazı alanlarda onları geçebilecek olgunlukta. Üstelik bu yazılımlar düzenli güncellemelerle sürekli gelişmeye açık durumda.
📱 Açık Kaynak Çelişkisi
Buradaki ironi ise Google'ın kendisinin dünyanın en büyük açık kaynak projelerinden biri olan Android'in sahibi olması. Kendi kontrolündeki bir açık kaynak projesi söz konusu olduğunda devrimci görünen "açık" yaklaşım, kontrol başkasına geçtiğinde veya pazar payı tehlikeye girdiğinde aniden "teknolojiden mahrum kalmak" olarak lanse edilebiliyor.
💶 Özgürlüğün Getirdiği Ekonomik Bereket
İşin ekonomik boyutu ise Google'ın endişelerini daha iyi açıklıyor. AB Komisyonu tarafından yapılan araştırmalar, açık kaynak yazılımların AB ekonomisine mevcut durumda bile 65 ila 95 milyar Euro arasında katkı sağladığını gösteriyor. Rakamlar muazzam. Daha da çarpıcı olanı; bu alandaki yatırımların sadece %10 artırılması durumunda, 100 milyar Euro'luk ek bir büyüme potansiyeli öngörülüyor.
Açık kaynak denince akla sadece "ücretsiz yazılım" gelmemeli. Bir devletin altyapısını bu yöne çevirmesi, ciddi bütçelerin ve yetenekli yazılımcı gücünün bu projelere akması demek. Bu da son kullanıcı olarak hepimizin faydalanacağı daha güvenli, daha hızlı gelişen ve yerel ekonomiyi besleyen bir teknoloji ekosistemi yaratıyor.
Jeopolitik belirsizliklerin arttığı bir dönemde Avrupa'nın kendi göbeğini kesme çabası son derece mantıklı görünüyor. Darısı, bu devasa ekonomik pastadan ve dijital bağımsızlıktan pay alması gereken ülkemizin başına.
💻 Donanım
📦 Western Digital Yapay Zeka Talebi Nedeniyle Tüm HDD Kapasitesini Önceden Sattı
Western Digital cephesinden gelen haberler, veri depolama dünyasında işlerin çığırından çıktığını gösteriyor. Şirketin CEO'su Irving Tan, yaptığı açıklamada 2026 yılı için ellerindeki tüm HDD kapasitesinin şimdiden tükendiğini duyurdu. Yanlış duymadınız, daha 2026 gelmeden raflar boşaldı!
🤖 Yapay Zeka Devleri Her Şeyi Yutuyor
Bu stok krizinin arkasında tanıdık bir isim var: Yapay Zeka. Dev teknoloji şirketleri, sadece işlemci veya RAM peşinde koşmuyor; devasa eğitim verilerini ve modelleri saklamak için inanılmaz bir depolama alanına ihtiyaç duyuyor. Şimdiden 2027 ve 2028 yıllarını kapsayan uzun vadeli anlaşmalar imzalanmış durumda.
💸 Bireysel Kullanıcı Artık İkinci Planda
Rakamlar tablonun ne kadar değiştiğini çok net anlatıyor. Western Digital'in gelirlerinin %89'u artık bulut devlerinden geliyor. Bizim gibi gidip kendine harici disk alan bireysel kullanıcıların payı ise %5'e kadar gerilemiş. Firmaların odak noktası tamamen değişince, bunun faturası yine son kullanıcıya çıkacak gibi görünüyor. Yapay zeka projelerinin yarattığı bu devasa talep, yakın gelecekte hard disk fiyatlarının fırlamasına neden olabilir. Verilerinizi yedeklemek için bir diske ihtiyacınız varsa elinizi çabuk tutmakta fayda var.
📰 Bahsetmeye Değer Haberler
🚫 Rusya WhatsApp Erişimini Engelleyerek Telegram Trafiğini Yavaşlattı
Rusya, dijital iletişim özgürlüğüne yönelik baskısını bir adım öteye taşıyarak Meta'nın sahibi olduğu WhatsApp'a erişimi tamamen kesti ve Telegram'ı ülke genelinde yavaşlatmaya başladı. Gerekçe tanıdık: Yabancı firmaların yerel veri depolama yasalarına uymaması.
🕵️♂️ Veriler Bize Kalmazsa Kimseye Kalmasın
Aslında mesele çok net. Kremlin, mesajlaşmaların şifreli kalmasını değil, devletin erişebileceği sunucularda tutulmasını talep ediyor. Hükümet, vatandaşları kendi geliştirdikleri devlet destekli "Max" uygulamasını kullanmaya zorluyor. Ancak tahmin edersiniz ki, buradaki yazışmalarınızın "gizli" kalma ihtimali oldukça düşük. Devletin her kelimenizi okuyabildiği bir platforma geçiş yapmak, kullanıcılar için hiç de cazip bir seçenek değil.
⚔️ Kendi Ayağına Sıkan Hamle
İşin ironik tarafı, bu kararın en büyük mağdurlarından birinin yine Rus ordusu olması. Rus askerleri ve savaş yanlısı blog yazarları duruma oldukça tepkili. Çünkü Telegram, cephede lojistik koordinasyondan fon toplamaya kadar kritik operasyonlar için adeta bir can damarıydı. Hükümetin iletişim ağını yavaşlatması, aslında dolaylı yoldan kendi askeri operasyonlarını sabote etmesi anlamına geliyor. Vatandaşların özel hayatını bu denli kontrol etme çabası, dönüp dolaşıp stratejik bir hataya dönüşmüş durumda.
📱 Meta Yönetimi Sosyal Medya Bağımlılığı İddialarını Mahkemede Reddetti
Meta şu sıralar New Mexico ve Los Angeles’ta epey terliyor. Şirket, çocuk istismarı, bağımlılık yapıcı tasarımlar ve ruh sağlığına zarar verme suçlamalarıyla ağır bir hukuk mücadelesinin tam ortasında. Ancak savunmaları herkesi şaşkına çeviren türden.
📺 "16 Saat Instagram Kullanmak Bağımlılık Değil"
Instagram’ın patronu Adam Mosseri, günde 16 saat platformda kalan milyonlarca kullanıcı olduğu hatırlatılınca ilginç bir yorum yaptı. Ona göre bu durum bir bağımlılık değil, sadece problemli kullanım. Mosseri bu durumu, bir Netflix dizisini arka arkaya izlemeye (binge-watching) benzetiyor.
Ancak burada atlanan ince bir detay var. Netflix başında pasif bir izleyiciyken sosyal medyada sürekli bir ödül avındasınız. Beğeni beklemek, kaydırmak, seçmek ve o anlık dopamin vuruşunu hissetmek bambaşka bir mekanizma.
🚬 Tütün Şirketlerinin İzinden mi Gidiliyor?
Meta avukatlarının bir diğer kozu ise oldukça teknik: "Sosyal medya bağımlılığı" diye tıbbi bir tanım yokmuş. Dayanakları ise Zihinsel Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı’nda (DSM) henüz böyle bir başlığın yer almaması. Amerikan Psikiyatri Birliği ise buna karşılık, bir sorunun henüz kitapçığa girmemiş olmasının, gerçek hayatta var olmadığı anlamına gelmediğini hatırlatıyor.
Şirketin bu yaklaşımı, 50 yıl önce "akciğer kanseri ile sigara arasında klinik bağ yok" diyen tütün devlerini anımsatıyor. Kelime oyunlarıyla teknik detaylara sığınmak, sorunun kendisiyle yüzleşmekten daha kolay gelmiş olabilir. Önümüzdeki hafta Mark Zuckerberg bizzat ifade verecek. Bakalım o kürsüden ne gibi açıklamalar duyacağız?
⚰️ Meta Ölen Kişilerin Hesaplarını Yöneten Bir Yapay Zeka Patentini Aldı
Meta, bilim kurgu filmlerinden fırlamış gibi duran yeni bir patentle gündemde. Şirket, kullanıcılar hayatını kaybetse bile sosyal medya hesaplarını "canlı" tutacak bir yapay zeka sistemi kurguluyor. Evet, yanlış okumadınız; siz bu dünyadan göçüp gitseniz de Facebook veya Instagram profiliniz yaşamaya devam edebilir.
🤖 Sizi Taklit Eden Bir Hayalet
Söz konusu patent dosyasındaki detaylara göre, sistem tamamen geçmiş verilerinize dayanıyor. Sizin yıllar boyunca yaptığınız beğeniler, yorumlar ve paylaşımlar işlenerek dijital bir kopyanız oluşturuluyor. Bu yapay zeka sadece gönderi beğenmekle kalmıyor; sizin adınıza yorum yapıyor, mesajlara cevap veriyor, hatta işi biraz daha ileri götürüp sesli ve görüntülü aramalar bile simüle edebiliyor.
📵 "Bağımlılık" Kavramı Boyut Değiştiriyor
"Veri asla ölmez" sözü bu patentle birlikte bambaşka bir anlam kazanıyor. Meta'nın bu hamlesi, teknoloji devinin kullanıcı etkileşimini sonsuzluğa yayma arzusunu gözler önüne seriyor. Bir yandan platform bağımlılığıyla mücadele ettiklerini söylerken, diğer yandan kullanıcıları öldükten sonra bile uygulamanın içinde tutmaya çalışmaları oldukça düşündürücü. Zira birçok insan dijital bir hayalet olarak internette dolaşma fikrine pek sıcak bakmayabilir. Yine de Mark Zuckerberg'in bu "ölümsüzlük" vizyonunun nereye varacağını zaman gösterecek.
🛑 Avrupa Birliği Sosyal Medyadaki Sonsuz Kaydırma Özelliğinin Yasaklanmasını İstedi
Geçtiğimiz hafta AB'nin TikTok tasarımını resmen "bağımlılık yapıcı" ilan ettiğini konuşmuştuk. Brüksel sadece durum tespiti yapmakla kalmadı, şimdi de somut taleplerle platformların kapısını çalıyor.
📉 Yeni Dönem Şartları
Avrupa Birliği'nin istek listesi oldukça kabarık ve radikal. İlk sırada o meşhur "sonsuz kaydırma" (infinite scroll) özelliğinin kapatılması var. Ayrıca zorunlu ekran süresi molaları getirilmesi ve bizi sürekli içeride tutan tavsiye algoritmalarının değiştirilmesi isteniyor. Bu denetim sadece TikTok ile sınırlı kalmayacak; oklar Meta'ya da çevrilmiş durumda. Kurallara uymayanları küresel cirolarının %6'sına varan devasa cezalar bekliyor. TikTok ise şimdiden itiraz bayrağını çekti.
⚖️ Yaş Değil Tasarım Sorunu
Bu hamle bugüne kadar konuşulan yaş kısıtlamalarından çok daha mantıklı bir zemine oturuyor. Yıllardır hep çocukların sosyal medya bağımlılığından bahsediyoruz ama yetişkinlerin de telefon ekranına saatlerce kilitlendiği gerçeğini atlıyoruz. Sorun kullanıcının yaşında değil, uygulamanın sizi bırakmamak üzere tasarlanmış olmasında yatıyor. Karar henüz kesinleşmedi; platformlara savunma süreleri tanındı. Ancak kendilerini aklayamazlarsa sosyal medyada gezinme alışkanlıklarımız kökten değişebilir.
🤝 Sponsor: TestSprite ile Kodunuzu Ücretsiz Test Edin
Yapay zekaya kod yazdırmak artık çocuk oyuncağı, peki ya o kodları test etmek? İşte o hâlâ ciddi bir mesai yiyor. Eğer harcanacak vaktiniz yoksa ama kodunuzun patlamayacağından da emin olmak istiyorsanız, bugünün destekçisi TestSprite imdadınıza yetişiyor.
⚡ Neredeyse Sıfır Eforla Test
Kod editörünüze eklentiyi kurduğunuz anda TestSprite hem backend hem de frontend için saniyeler içinde tüm test senaryolarını kendisi oluşturuyor. Özellikle yeni ekledikleri Gerçek Zamanlı Gösterge Paneli gerçekten çok başarılı.
Testler arka planda koştururken süreci editörden ayrılmadan canlı izleyebiliyorsunuz. Dahası, bir testi revize etmeniz gerekirse karmaşık ayarlara girmeden sadece sohbet kutusuna yazarak yapay zekaya anında müdahale edebiliyorsunuz.
☁️ Bulutta Otomatik Kontrol
Oluşturulan testleri bulutta çalıştırıp, kodunuzda en ufak bir değişiklik yaptığınızda tek tıkla tekrar edebiliyorsunuz. Böylece "Acaba son değişikliğim uygulamayı bozdu mu?" stresi tamamen tarih oluyor. Hatta isterseniz testleri ileri bir tarihe zamanlayıp olası hataların önüne otomatik olarak geçebiliyorsunuz.
Test üretme işini gerçekten çözmüşler. Denemek isterseniz şu an her ay 150 kredi veren tamamen ücretsiz bir planları mevcut. 400 kredi sağlayan Starter paketini denemek de bedava. Kodunuzu değiştirirken kafanız rahat olsun istiyorsanız TestSprite'ı buradan inceleyebilirsiniz. Bültene verdikleri destek için kendilerine teşekkür ediyoruz.
Bu haftaki bültenin de sonuna geldik, haftaya görüşmek üzere!